hiç zamandan önceydi sonraydı hep zamandan güneşin altın suyu dökülmemişti daha avuçlarımdan ışıltılı kanatlar, morsiyah bir bozgun haritası çizdim göğsüme düş, acı, sevinç ve aşk hepsi insan özeti, diyordu dünya kışın yüreğinde büyüyen ağaç an’ın sükütunu bürünen kıraç gibi sakin ve deli bekledim seni bir eylül kırımından geriye kalan zamanın derisini sıyırarak tenimden geçmişten ödünç […]